Anasayfa Kadınlar Program Belgeler Açıklamalar İletişim
FİDEL'İN YAKTIĞI MEŞALE HİÇ SÖNMEYECEK.

"Devrim için savaşmayana komünist denmez."

Fidel Castro Ruz.

Fidel Castro ve Che Guevara, bu iki isim ve Küba devrimi dünya devrimciliği içinde de özel bir yerde dururlar. Dünyada
haklı olarak en çok hayran kitlesine sahip olan devrimcilerdir. Bu durup dururken veya bir anda kazanılmış bir durum
değildir. Sağlam bir devrimciliğin hiç beklenmeyen koşullarda dahi başarı getireceğini kanıtladılar ve dünya
devrimcilerine miras bıraktılar. Yaşamları gibi ölümlerinden sonra da tüm dünya ezilenleri ve devrimcileri için büyük bir
güç ve moral kaynağı olarak yaşayacaklar.

Fidel Castro'nun hayatı ve mücadelesi devrimciler için baştan sona örnek alınacak ve takip edilecek bir devrimci liderdir.
Castro'nun birinci özelliği yılmak bilmez devrimci ataklığı ve devrimcilikteki sürekliliğidir. Fidel Castro, komple bir
devrimcidir. Tuzu kuru bir orta sınıf yaşantısından düzende yükseklere fırlayacak olanaklara sahipken, devrimci sınıf
intiharını gerçekleştirmiştir. Koşullar uygunken öz güvenli olarak, siyasal yolları denemekten kaçınmayan Fidel; burjuva
zorbalığı ve şiddeti devreye girince pısıp köşesine çekilmeyip burjuva zorbalığına silahla karşı koyma kararlılığında
tereddüt etmez. Silahlı 150 civarında serüvenciyle ülkenin en büyük askeri kışlasını basacak bir kararlılık ve cesarete
sahiptir. Bu silahlı cüret çok kötü bir başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen, başarısızlık devrimciliğini ve kararlılığını
zayıflatmaz yüz misli büyütür. Devrimci eylemini burjuva mahkemelerinde büyük bir belagatla savunur. Bir
savunmadan öte tüm dünyada faşizme ve emperyalizme karşı dövüşenlerin eline bir bayrak, coşkun bir ajitasyon
manifestosu bırakır. İlk bozgunda panikleyip silahlara veda etmez, silahlı devrimciliğini en üst düzeye çıkararak tekrar
eyleme geçer. İkincisinde gene ilk çatışmada 82 kişilik guruptan 70 devrimcinin ölmesiyle, ağır biz bozgun ve katliamla
sonuçlanır. Bu durumda da yolundan dönmez daha büyük bir inatla, kalan sağlar bizimdir diyerek yoluna devam eder ve
iki yıldan biraz fazla bir zamanda silahlı gerilla ordusuyla Havana'yı kuşatarak devrimi zafere ulaştırır. Devrim zafere
kavuşmuştur ama ABD'nin dibinde küçük Küba adasında sosyalizmi kurmak gibi zor bir görevi de yüksek siyasi ve
entellektüel yeteneğiyle başarıya ulaştırır.

Fidel yalnız Küba'nın değil tüm Latin Amerika'nındır, Latin Amerika'da anti-emperyalizm ateşini yakan devrimcidir.
Fidel Castro, Che Guevara ve Küba devrimi, dünya devrimleri tarihinde gerilla mücadelesinin sembolüdür. Gerilla
savaşlarının tarihi çok eskiye dayanır ama Küba devrimiyle, devrimci mücadelede gerilla savaşının rolü, tartışmasız bir
gerçeklik olarak yerini almıştır. Günümüzde de zorbalığa, diktatörlüğe, faşizme ve emperyalizme karşı bürokratik
parlamentolara hapsolan devrim mücadelelerine büyük bir nefes borusu açılmıştır. Bizim için Fidel Castro yukarıda
saydıklarımızın yanında silahlı devrim mücadelesinde ısrar ve inadın sembolüdür.

Türkiye devrimci hareketinde Küba devrimine ve lideri Castro ve Che Guevara'ya büyük bir hayranlık vardır. Ölümü
üzerine çok anlamlı ve büyük bir sahiplenme yaşadı. Bu olumlu bir tavırdır. Adı sosyalist, komünist olan ne kadar
reformist ve bürokratik parti ve örgütler varsa, Castro'ya ve Küba devrimine göklere çıkaran övgüler düzerken
Türkiye'de faşizme ve emperyalizme karşı silahlı direnişe cepheden tavır alıyorlar. Biz bu Küba ve Castro hayranlarına
hiç olmazsa AKP faşizmine karşı Castro'ya ve yaptıklarına övgü dizmeye devam ederken az da olsa pratiğini ve devrimci
yöntemlerini de örnek almalarını öneriyoruz.

Hayat bize devrimlerin de süreklileştirilmezse eskiyeceğini acı biçimde gösterdi. Bu tehdide karşıda en direngen devrim
Küba devrimidir. Bunda Castro'nun rolü ve sosyalizm anlayışının etkisi çok büyüktür. 1959 yılında muzaffer bir gerilla
ordusuyla ve silahlarıyla girdiği Havana'da nasıl büyük bir sevgi seliyle karşılandıysa, bu ilgi ve halk desteğini, hiç
eksiltmeden koruyan efsane bir devrimcidir. Koskoca sosyalist sistem ülkeleri domino taşları misali peş peşe yıkılırken
“Allah'a çok uzak ABD' ye çok yakın” olan Küba ayakta durmayı başarmıştır. Sovyetler Birliğinde iktidardan dayatılan
değişim adı altındaki karşı devrime en çok yardıma muhtaçken direnen ve sosyalizmde ısrar eden lider Fidel Castro'dur.

Başta kapitalist emperyalistler olmak üzere, geniş bir liberal sol kesim Küba sosyalizminin ömrünü Castro'nun ömrüne
bağlamış durumdadır. Dünya gericiliğinin şimdiye kadar Küba üzerine besledikleri hayaller hep kursaklarında kaldı. Bu
gericiliğin zirve yaptığı çağda ve tüm olumsuzluklara karşın Küba sosyalizminin şimdiye kadarki direnişi bile büyük bir
başarıdır. Emperyalistler ve gericiler istedikleri kadar ellerini ovuştursunlar Küba sosyalizminin kazanımlarını
insanlığın belleğinden silemezler. Geleceğin sosyalizminin en çok öğreneceği yerlerden biri Küba sosyalizmidir.
Gelecekte bizim kuracağımız sosyalizm Küba sosyalizminin bir kopyası olmayacaktır ancak geleceğin sosyalizmi en çok
Küba sosyalizminden esinlenmek durumundadır.

Kasım 2016

DEVRİMCİ KOMÜNARLAR PARTİSİ


Anasayfa Kadınlar Program Belgeler Açıklamalar İletişim