Anasayfa Kadınlar Program Belgeler Açıklamalar İletişim
DKP'nin en genç delegesi Meryem Güler yoldaşın kongre açılış konuşması

Yoldaşlar,

Çok heyecanliyım ama kelimelerin anlatamaycağından daha büyük bir heyecanla kongremizi ve kongremiz şahsında İşçi sınıfı ve emekçi halkımızı selamlıyorum. Yaşamımda kavuşmak istediğim en büyük arzumu bu kongrenin açılış konuşmasını yapmakla yaşıyorum ve bütün yaşamım boyunca bunun sorumluluğunu hatırlayacak ve buna uygun yaşayacağım.
Buraya nasıl ve niçin geldiğimi anlatmak için kısaca kendimden bahsetmek zorundayım, bunun için baştan özür diliyorum.
Devrimci bir ailede büyüdüm ve çok genç yaşımda devrimci çevrelerin içide oldum. Devrimci ortam çok kanatlı ve çok parçalıydı bu ortamda tercih yapmakta çok zorlandım ve zor karar verdim. Karar vermeden önceki dönemde ilişki kurduğum hiçbir çevrede aradığımı bulamadım. Ben bu sisteme öfke doluydum, isyan ediyordum ve mücadele etmek için gittiğim tüm çevrelerde düzen alışkanlıklarıyla karşılaştım ve devrimci ortamdaki düzen alışkanlıklarından bin kat daha fazla nefret ettim ama arayışımı hep sürdürdüm ve sonunda karar verdim. Şimdi buradayım ve bulunduğum noktada tekrar çok doğru, isabetli bir karar verdiğime emin oldum ve burada bulunmaktan çok mutluyum.
Ben sisteme karşı nefret doluyum ve buna rağmen ona karşı çok az şey yapmaktan dolayı çok rahatsızım en gencinizim ve açış konuşması hakkını bundan dolayı kazandım. Bunu bilerek konuşuyorum ve haddimi aştığımı düşünmemenizi istemiyorun ama bu eleştirilerimi de mutlaka yapmak istiyorum.
Yoldaşlar ben genç yaşimda bu düzene karşı savaşmaktan değil savaşamamaktan, bu katiller sürüsüne ve aşağılık pişkinliklerine karşı savşamamaktan yoruldum. Hangi örgüt, siyaseteten olursa olsun tüm yaşıtım genç devrimcilerin ezici çoğunluğununda benim bulunduğum ruh halinde olduklarına eminim. Kongremizden büyük beklentim bu mücadele ve savaş heyecanımıza cevap verecek kararları ve yolları aydınlatmasıdır.
Tarihte zulum, ahlaksızlık, hırsızlık taht kurabilir, iktidar olabilip bunlar çok yerde görülmüştür ama hiçbir yerde, hiçbir dönemde itibar kazanamamıştır. Türkiye'de zorbalık ve ahlaksızlık itibarlı hale geliyor, işte bunu kabul etmiyoruz. Ne kadarsak kaç kişi olmamız önemli değil, bunun sonucunda başımıza ne gelecekse gelsin, neye malolursa olsun bu ülkede ahlaksızlığın itibar kazanmasına fırsat vermeyeceğiz. Gençlik olarak ahlaksızlğın itibarını yıkmak için birleşmeliyiz.
Kongremizde tartışacağız, tabiki kongremiz en doğru kararları alacaktır. Gençliğin artıık daha fazla tartışacak, hazırlanacak zamanı yok. her şey kokarsa tuz fayda etmez, tuzunda kokmasına müsade etmeyelim. Kongremize çok inanıyorum ve çok şey bekliyorum. Türkiye'yi kaplayan, tüm toplumu saran, tüm ilerici, devrimci güçleride içine çeken kopkoyu, karanlık umutsuzluk perdesini yırtacak kararlar almasını bekliyorun. Devrimcilik tamda böylesi günler içindir. Kongremiz küçük bir ışık yakarsa kadın erkek tüm gençler bu devrim aydınlığını büyütmek için hiçbir fedakarlıktan kaçmayacaktır. Ben bir genç olarak buna bütün kalbimle inanıyorum. Çok bilinen bir sözü tekrar hatırlıyorum,"Karanlığın en koyu zamanı şafak vaktidir" Kongremizin Türkiye Devriminin şafağı olduğuna bütün kalbimle inanıyorum.
Artık dişimizi sıkmayacağız, hala dişinizi sıkın diyenler iyi bilsinki gençlik artık dişini sıkmakla yetinmeyecek, o dönemler geçti. Tahammül, bekleme, sabır bitti, sabır taşı çatladı. Kavga vaktidir, savaş günüdür. Burada bu büyük kavgamızın emperyalizme ve üzerimize kanlı biçimde gelen AKP-IŞİD faşizmine karşı işçi sınıfımızın ve müttefiki emekçi kitlelerin direniş dönemini kapatıp kesintisiz devrimci taarruza ve savaş hattına geçeceğiz.
Biz az değiliz, bu topraklarda yüreklilerin, cesurların, korkusuzların korkaklardan daha az olduğuna inanmıyorum. Sadece örgütsüzüz ve döğüşeck ve direnecek örgütlerimiz yok. Örgütsüz yapayalnızız bu kalleş katiller sürüsü bu akbabalar bundan faydalanarak direnenleri paramparça ediyor ama tüketemiyorlar, tükenmiyoruz. Örgütlü bir kavga gücünü Türkiye'nin gündemine soktuğumuzda bu hırsızla ve katiller sürüsü kaçacak delik arayacaktır.
Bugün dünya halklarının gericilik ve faşizmin yükselişi altında açlıkla, yoksullukla ve savaşla kıvranmasına karşı komünistlerin savaşmadan kaybedecekleri bir dakikası bile bulunmamaktadır.

1871'i, 1917'yi, 1968 ve 71 yıllarını gören dünya, Ortadoğu ve Türkiyenin devrimci dinamiklerinin artçı nesilleri bugün doğmadan öldürülmektedir. İşçi sınıfının kuvveti birleşemeden parçalanmaya mahkum edilmiş, örgütleri var olmadan dağıtılmıştır. Ezilenlerin ayaklanışları reformizm ve pasifizmin bir kaşık suyunda boğulmaktadır. Gençlik direnişin sembolü iken, çetelerin, mafyaların, gerici-faşist güçlerin, tarikatların esas gücü olarak konumlandırılmıştır. Kadınlar kimselerin giremediği evlerde mahpus, sokaklarda maktüldürler. Kadının özgürlüğünden ve yaşam hakkından söz edilememektedir. Halkın aklı ve kültürü her an her vasıtayla boşaltılmakta, kirletilmektedir.
Üzerinde özgürlüğü kuracağımız ülkede bugün devletin yanında olmayan herkese savaş ilan edilmiştir. Bu, halkın halk olmaktan gelen gücünün daha ortaya çıkmadan imhasının saldırısıdır.
Bu saldırının bütün nedeni "Ne Yapmalı?" sorusunun cevabının hakkıyla verilmesi olasılığıdır. Biz bu cevabı vermek için zafere doğru yürüyüşe çıktık.
Sözü uzatmaya hakkımız yok. En kıymetlilerimizi toprağa verecek kadar keskin bir savaşın içinde tarih bizi öncülüğe, sonuncu kavgayı vermeye davet ediyor. Bu onurlu daveti önderlerimiz, şehitlerimiz adına kabul etmeye hazırız.
Son olarak bu mücadelede yitirdiğimiz Bedreddinimizi, Mahirimizi ve komutan Aziz'i selamlıyor, yolumuz açık olsun diyor ve Kuruluş Kongremizi açıyorum.
Birleşik Özgürlük Güçleri'nin Açıklaması
AKP-IŞİD Faşizminin Tüm Karargahlarını, Kurumlarını Ve Taşeron Organizasyonlarını Vurun! Faşist Katillere, Cenazelerimize
Bile İşkence Yapanlara,Tecavüzcülere Ve Onları Alkışlayanlara Nefes Aldırmayın! AKP-IŞİD faşizminin istihbarat ve hedef belirleme araçları olarak çalışan, "medya" adı altında tüm muhalif çevreleri faşist çetelere hedef göstermeyi görev edinmiş, yalanları defalarca kez ortaya dökülmüş olmasına karşın faşist iktidarın koltuğu altında beslenen, büyütülen Yeni Akit ve Yeni Şafak istihbarat organları devrimciler tarafından gerçekleştirilen bir eylemle "uyarıldı!"Yapılan bu eylemi tamamıyla benimsiyoruz ve gerçekleştiren Aziz Güler Özgürlük Gücü Milis Örgütünü başarılı ve isabetli eylemlerinden dolayı kutluyoruz, çalışmalarında başarılar diliyoruz.Devamı

Anasayfa Kadınlar Program Belgeler Açıklamalar İletişim